Untitled Document
  Ana Sayfa | Birimler | Hizmetler | Bilgi Edinme | Öneri Formu | Konuk Defteri |  Fotoğraf Galerisi | İletişim

Untitled Document

MENU
  Ana Sayfa
  Haberler
  Hizmetler
  Projeler
  Birimler
  Meclis Üyeleri
  Telefon Rehberi
  Hizmet Rehberi
  İletişim
  Öneri Formu
  Linkler
TANITIM
  Kaymakam
  Eski Belediye Başkanlarımız
  Görev Yapmış Kaymakamlar
  Şehitlerimiz
  Personel
BELDELER VE KÖYLER
  Göl Beldesi
  Narlısaray Beldesi
  Köylerimiz
VEZİRKÖPRÜ
  Tarihçe
  Kültür ve Turizm
  Akarsu - Göl - Barajlar
  Dağ ve Ormanlar
  İklim ve Bitki Örtüsü
  Vezirköprü Haritası
  Vezirköprü M.Y.O
BAĞLANTILAR
  Samsun Valiliği
  Vezirköprü Kaymakamlığı
  Türkiye Tanıtım
  Samsun Tanıtım
  Şehitler ve Gaziler Sitesi
  Yerel Linkler
  Bimer
SİTE İSTATİSTİKLERİ
  Aktif Ziyaretçi
  Günlük Ziyaretçi
  Toplam

.: Kültür ve Turizm

           Kültür,bir milletin temel hayat kaynaklarından biridir.Milletlerin gerçekten hür ve bağımsız olmasının delili, kültürel kimliğini muhafaza etmesine bağlıdar.Diğer bir ifadeyle kültür, kökü eskiye dayanan, geleceğe açık olan ata mirası değer yargıları olup; Milletlerin bir arada oluşlarının veya beraber yaşama duygularının neticesi  olarak  ortaya çıkmış, bu değerlerle kendilerini ifade etmiş, kimlik bulmuştur.Onun içindir ki " Kültürüne sahip çıkabilen, yaşayan yaşatan ve geleceğe taşıyan milletler var olan; bu değerlerine sahip çıkmayanlar da yaşamayan milletler  olarak tarihteki yerlerini almışlardır." Doğal güzellikleri, anıtsal nitelikleri, yerleşim yerleri, mimari eserleri,  el  sanatları
vb.gibi  KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARI; doğumdan ölüme, giyimden kuşama,  yemeden  içmeye  vb.FOLKLORİK DEĞERLER,  kültürün birer öğesidir.

       Orta Karadeniz'in iç kesimlerinde kalan Vezirköprü çok  eski bir medeniyete sahiptir. İlçe  Osmanlı  İmparatorluğu'na veziriazamlar yetiştirdiğinden ilk göze çarpan çevresindeki tarihi eserlerin çokluğu ve  halk  tarafından da benimsenip, korunduğudur.Aşağıda geniş açıklamalarını  bulacağınız tarihi  eserlerin  yanısıra  Oymaağaç'taki  tarihi şehir, Başfakı ve İnkaya köyündeki mağaralar, Taşlıyük köyündeki höyük, Esenköydeki sütunlu mağara,  Güder  ve ve  Boğazkoru'daki Ören, Tepeören'deki yerleşmeler hala gün ışığına çıkarılmamış kıymetli tarihi eserlerin bulunduğu gizemli yerlerdir.
       Halk eğlenceyi ve gezmeyi çok sever.Vezirköprü çevresindeki doğal ortam bu özelliğe fazlasıyla cevap  vermektedir.İlçe'deki zengin bitki örtüsü, orman içi dinlenme ve piknik yerlerinin düzenlenmesine  neden  olmuştur. İlçeye yaklaşık 52 km.uzaklıktaki Kunduz   ormanları  ile Güneybatısındaki  Bağaralığı, doğusundaki  kaylar bağları, Altınkaya baraj gölü kenarları ve İlçe içerisindeki Çamlık en fazla rağbet gören yerlerdir.
İlçe'nin Kargucak, Çamlıkonak ve Özyörük köylerine ait yöresel halk oyunları bulunmaktadır.Ancak düzenli olarak derlenmemiştir.Yine İlçe'de, diğer yerleşim yerlerinde bilinmeyen İlçe'ye özgü katık, yarma ve dere otundan yapılan katık böreği bulunmaktadır.Katıkla yapılan yiyecek çeşitleri ve  İlçe'ye  has  deyim  ve  sözcükler  hususunda  araştırmacı Hayrettin İVGİN'in derlemeleri bulunmaktadır.bu yüzden bu bölümde; Vezirköprü'nün  taşınmaz  kültür varlıklarının tanıtımlarının yanısıra evlenme, halk mutfağı,halk hekimliği, halk  veterinerliği, sünnet düğünü adetleri, ninniler, yemekler, kışlık hazırlıklar ve yiyecekler, doğum tekerlemeleri, ölüm, mani, gelin ağlatma, bilmece,ata söz-leri, efsaneler, masal, seyirlik oyunlar, inançlar, halk takvimi  ve meteorolojisi, halk mimarisi, el sanatları, halk oyunları, giyim-kuşam konularında özlü bilgiler sunulacaktır.
      " Dün, yarın için önemlidir. Dünden ders almak, yarına emin adımlarla ilerlemektir.”
KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARI
       Tarihi ve Kültürel zenginliğimizi oluşturan; korunması gerekli doğal güzellik, gariplikleri ile doğal ve  jeolojik olayların oluşturduğu ilginç görünümler ve asırlık ağaç topluluklarının bulunduğu alanlar "DOĞAL SİT " ;
       Bir araya gelişleri ile teker teker taşıdıkları değerlerin toplamından daha fazla değişik değer  oluşturan  doğal ve insan ürünü  çevre elemanlarının ( bitki örtüsü, sokak dokusu, duvar, çeşme vb.) homojen oluşları, estetik ve tarihi açıdan taşıdıkları değer nedeniyle bütünlük gösteren alanlar "KENTSEL SİT ";
         Antik bir yerleşmenin veya eski bir medeniyetin kalıntılarının bulunduğu  yer  yada  su  altında  bilinen veya meydana çıkarılan alanlan " ARKEOLOJİK  SİT ";


Kerpiç, ağaç ve taştan yapıların aynı alanda inşa edilip, yıkılmasıyla oluşan yapay yükseltiler " HÖYÜK ";

Mezar - Tepe anlamındaki yerler " TÜMÜLÜS ";
         Cami, türbe, medrese, han, hamam, köprü vb. binalar DİNİ VE KÜLTÜREL  yapılar; ev,  konak, saray  vb. yapılar SİVİL MİMARLIK örnekleri olarak  " Taşınmaz Kültür Varlıklar"ını  ifade etmektedirler.
         İlçemizdeki bu değerler tarihi açıdan olduğu kadar Turizm açısından da büyük önem arz etmekteder.
TAŞINMAZ    KÜLTÜR    VARLIKLARI - Höyükler ve Düz Yerleşmeler
DOĞAN TEPE : Vezirköprü'nün kuzeybatısında yer alan Doğan tepe Aşağı Narlı köyündedir. İlk Tunç  çağı ve orta tunç çağı tespit edilmiştir.

KURUDERE : Habibfakı köyündedir. İlk Tunç çağı çanak, çömlek parçalarına rastlanmıştır.

YAĞINÖZÜ - ÇAKMAK : Yağınözü köyündedir. İlk Tunç çağı çanak, çömlek parçalarına rastlanmıştır.

ÇÖRLEN TEPE : Oymaağaç köyündedir. İlk Tunç çağı çanak, çömlek parçalarına rastlanmıştır.

HÖYÜK TEPE - OYMAAĞAÇ TEPE : Oymaağaç köyündedir.İlk Tunç Çağı ve orta Tunç Çağı, Demir  Çağı yerleşmeleri tespit edilmiştir.

KELTEPE : Doyran köyündedir.İlk Tunç Çağı ve Orta Tunç Çağı,Demir Çağı yerleşmeleri tespit edilmiştir.
TÜMÜLÜSLER
YAĞBASAN TÜMÜLÜSLERİ : İlçenin kuzeybatısında yer  alamaktadır. Yağıbasan  köyünün  Çaltıcak  mahallesi'nde 3 tümülüs mevcuttur.

ÇELTEK TÜMÜLÜSLERİ : Çeltek Köyü'nün güneybatısında 2 adet tümülüs mevcuttur.

AŞAĞI NARLI TÜMÜLÜSÜ : Aşağı Narlı köyünde olup, Doğantepenin güneydoğusundadır.

AVDAN KÖYÜ TÜMÜLÜSÜ : Avdan köyünün güney güneybatısında olmak üzere 2  adet  tümülüs mevcuttur.

ÇAL KÖYÜ TÜMÜLÜSÜ : Vezirköprü'nün güneybatısında Çal köyündedir.

YUKARI ÇAL KÖYÜ TÜMÜLÜSÜ : Vezirköprü'nün doğusunda yukarı Çal köyündedir.

KÜLETEK TÜMÜLÜSÜ : İlçe'nin Kületek köyündedir.

MALTEPE TÜMÜLÜSÜ : Köprübaşı'nın kuzeydoğusunda yer alan Boğazkoru köyündedir.
ROMA   ve   GEÇ  ANTİK  ÇAĞI  YERLEŞMELERİ
ÇÖĞE KÖYÜ YERLEŞMESİ : Vezirköprü'nün kuzeybatısında yer alan Çöğe köyünün okulu önündedir.

ADA TEPE YERLEŞMESİ : Ada tepe köyündedir.

KIZILCAÖREN  YERLEŞMESİ : Vezirköprü'nün güneydoğusunda yer alan Kızılcaören köyündedir.

ÖRENYERİ YERLEŞMESİ : Vezirköprü'nün kuzeydoğosunda yer alan Güder ve Boğazkoru köyleri hudutlarında yer almaktadır.

TEPEÖREN YERLEŞMESİ : Köprübaşı'nın kuzeybatısında yer alan Tepeören köyündedir.

TÜRKMEN KÖYÜ  : Bulut alanı mevkii, antik çağ mezarlık alanı.
DİNİ  VE KÜLTÜREL YAPILAR -CAMİLER

kuzeyindedir. 7 köşeli  mihrap  nişi  mukarnaslıdır. Yağlı  boyalı  mihrabın  döşemesi  altıgen ve yıldızlarla bezenmiştir. Kıvrık dal, baklava,çiçek bezemeli abanoz ağacından minber Geç Dönem özelliğindedir.Kubbedeki kalem işleri orjinal değildir. Tek şerefeli silindir gövdeli minare depremde yıkılmış olduğundan yeniden orjinaline benzer  bir  şekilde yapılmıştır.
ABDÜLGANİ  ( NAMAZGAH ) CAMİİ
           Köprülü Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. Taşkale mahallesi Gençlik caddesi üzerinde bulunmaktadır. 1906 depreminde tamamen yıkılmış, sadece mihrab ve  minberi  kalmıştır. Yıkılan caminin arsası üzerine mahalle sakinleri tarafından 1915 yılında ahşap bir camii yaptırılmıştır. Camiinin  kıblesindeki geniş arsa üzerine, Vezirköprü Belediyesi'nin de gayretleriyle 1997 yılı içerisinde yaklaşık 1200 metre kare kullanım alanına sahip Köprülü Mehmet Paşa Camii yapılmıştır.

YÖRGÜÇ PAŞA CAMİİ  ( ORTA CAMİİ )
           Orta Camii Mahallesindedir.Yörgüç Paşa'nın 1431 tarihli  vakfiyesinden bu caminin masraflarını karşılayacak bir takım gelirler tayin  ettiği  anlaşılmaktadır. Depremden   yıkıldığı içindir ki şu anda yerinde l944 yılında yaptırılmış  olan ahşap çatılı, taş duvarlı  "Orta Camii" diye anılan camii  mevcuttur.

          1974 yılında  kiremitle  kaplı  olan çatısı  sökülerek  bakır  kaplama yapılmıştır. Yapının iç ve dışında pempe Karacaviran taşı  kullanılmıştır. Dıştan  uyumlu görünümünü dersane - mescid bölümü  bozar. Dilimli  bakır kaplı kubbelerin aralarında tuğladan kare biçimli bacalar bulunmaktadır. Basık kemerli kapıdan, medrese  odalarının  bulunduğu revaklı dikdörtgen avluya  girilir.Kubbeli Medrese odalarında ocak ve kitap rafları vardır.Kare planlı Dersane-Mescid  kubbeyle örtülüdür.Kubbe  kasnağında ki vitraylı pencereler sonradan yapılmıştır.
           1964 yılına kadar çeşitli amaçlarla kullanılan Taş Medrese, bu tarihten  sonra Kültür Bakanlığına bağlı Halk Kütüphanesi Müdürlüğü hizmet binası olarak kullanılmaktadır. Kütüphanede 12 oda ve 20 bin kitap bulunmaktadır. Ayrıca bir yılda kütüphaneyi 70 bin okuyucu ziyaret etmettedir.Aynı anda 350 okuyucuya hizmet verebilen kütüphane2002 yılında iç avludaki sütun araları ahşapla birleştirilerek restore edilmiştir.
MEDRESELER
ABDÜLKERİM  AĞA  MEDRESESİ
           17. Yüzyılda Abdülkerim Ağa tarafından yaptırılan medrese depremde yıkılmıştır.Abdülkeril Ağa Medresesi, öğrencilerin öğrenim gördüğü ve kaldığı 20 odadan ibarettir.

SÜLEYMAN AĞA MEDRESESİ
           1730 Yılında Bostancıbaşı   Köprülü  El-Hac  Süleyman  Ağa  tarafından Taceddin Paşa Camisi'nin avlusuna yapılan medrese 1943 depreminde tamamen  yıkılmıştır. Medrese'de  24  oda bu lunmaktadır.Bu odaların bir kısmında öğrenciler ders yaparken bir kısmında da kalmışlardır. Öğrenim  yapılan  sınıf-
larda öğrenciler beşer kişilik sıralarda otururlardı.Medreseler yatılı öğretim yapıyorlardı. Sınıf mevcutları yıllara  göre artış gösterdiğinden öğrenim, müderrislerin nezaretinde camilerde devam ederdi.Zaten Medreselerin yakınnın da camii mutlaka bulunurdu.

RAHMANİYE MEDRESESİ
           1805 Yılında Es Seyyid  Osman Efendi, Uzun sokak' ta yaptırmış ancak daha sonra depremden yıkılmıştır. 6 odası bulunmaktadır.

TAŞHAN
           Ortacami Mahallesi 100.Yıl caddesi üzerindedir.Eserin Geç Osmanlı döneminde yapıldığı  bilinmektedir. İki katlı olarak inşa edilen Taşhan'da dolgu olarak taş malzeme kullanılmıştır.Üç kapısı mevcuttur.Kapılardan biri kullanılmamaktadır.Üzeri ahşap ve kiremitle örtülmüştür.Alt ve üst kattaki odaları depo olarak  kullanılmaktadır.Ayrıca kare şeklindeki avluda ve boşluklarda ,Haftanın belirli günlerinde canlı hayvan pazarı  kurularak  ticaret yapılmaktadır.

MUSTAFA  EFENDİ  HANI
           1797 tarihinde Müftü Es Seyyid Mustafa Efendi tarafından Gani-Zade mahallesinde yaptırılmıştır.Ancak daha sonraki dönemlerde yıkılmıştır.
HAMAMLAR
ÇİFTE HAMAM
           Ganioğlu Mahallesi'nde Hacıköy caddesi üzerindedir. 1660 yılında Köprülü Mehmet  Paşa'nın eşi Ayşe Hanım tarafından vakfedildiği bilinmektedir. Bedestenin ( Arastanın ) güney duvarına bitişiktir  kare mekana ayrılmıştır.Sıcaklık ise ortada kubbeyle örtülü kare mekan ile haç planlı dört eyvandan  oluşmaktadır.Kare mekan'ın ortasında sekizgen göbek taşı, eyvanların arasındaki  halvet  odacıklarda  ikişer
kurna vardır.Hamamların ikiside birbirine benzemektedir.Günümüzde bir tarafı erkek,bir tarafı kadın hamamı olarak hamamı olarak kullanılmaktadar.İkisinin de girişleri ayrı, birbirine ters orantılıdır.

ŞİFA  HAMAMI
           Mehmet Paşa Mahallesindedir.Mehmet Paşa tarafından ailesi için  özel  olarak yaptırıldığı rivayet edilmektedir.Ahşap dikdörtgen soyunmalık sonradan eklenmiştir. Şadırvanlı, kubbeli soğukluğun kuzeyinde, tuvalet ve usturalık yan yanadır. İki halvetli kare planlı sıcaklığın duvarları dikdörtgen nişlidir. Sıcaklığın  doğusunda beşik tonozlu küçük bir mekan, batısında başka bir halvet odacığı vardır.Halen çalışır durumdadır.

KALE HAMAMI
           Mehmet Paşa Mahallesinde olup, Kale Camiine bitişiktir.1659 Yılında Köprülü Mehmet Paşa'nın eşi Ayşe hanım tarafından yaptırılmıştır.Moloz taş kullanılarak yapılmıştır. Soyonmalık bölümündeki kubbe dikkati celbetmektedir. Kesmetaş ve tuğladan örülmüş kasnağın üstündeki kubbe, ters  dizilmiş  ve harçla dondurul-muş kiremitlerle örtülüdür. Sivri kemerli kapıdan ortasında sekizgen şadırvanı  bulunan  soyunmalığa  girilir. Soyunmalığı çeviren setlerin önünde ayakkabıların konulduğu nişler vardır.Soyunmalığın girişi beşik tonozlu, diğer bölüm ise kubbe ile örtülüdür.Sıcaklık, ortada kubbeli kare mekan ile  haç  planlı  eyvanlardan  oluşur. Eyvanlar  arasındaki halvet odacıkları kubbelidir.Günümüzde halen genellikle sağlıklı bir şekilde kadın hamamı olarak kullanılmaktadır.

YUSUF AĞA HAMAMI
           1602 İsyanlarından sonra yıkılıp yanan  Vezirköprü'nün  yeniden  imarı esnasında Vezirköprü ayanından Yusuf Ağa tarafından yaptırılmıştır.Daha sonraki dönemlerde ise hamam yıkılmış  ve  restore edilememiştır.

TACEDDİN PAŞA HAMAMI
           1491-1495 'te Taceddin Paşa tarafından yaptırılmış, ancak daha  sonraki  yıllarda ykılmış ve restore edilememiştir.

KURŞUNLU  TACEDDİN  PAŞA  ÇEŞMESİ

           Çanaklı Mahallesi  Taceddin  sokağında  bulunmaktadır.Kurşunlu cami'nin  avlu duvarına bitişiktir.Geç Osmanlı döneminde yapıldığı bilinmektedir.

NAMAZGAH  ÇEŞMESİ

           Taşkale Mahallesi, Havza Caddesi üzerinde, Namazgah camisi'nin bitişiğindedir. Köprülü Mehmet Paşa tarafından yaptırıldığı bilinmektedir.Halen kullanılır vaziyettedir.

GANİOĞLU  ÇEŞMESİ
           Mahmet Paşa Mahallesi, Hacıköy Caddesi üzerindedir. Geç Osmanlı  döneminde yapıldığı bilinmektedir. Günümüzde kullanılmamaktadır.

SULTAN  PINARI  ÇEŞMESİ
           Amasya Valisi Şehzade Sultan Ahmet  tarafından sarayın  yakınına  yaptırılmıştır.Gayet süslü olup bulunduğu mahalleye Sultan pınarı adı verilmiştir.
örtülü muazzam bir yapıdır. Kubbeler duvarlara bitişik tuğla  kemerlere oturtulmuştur.Kemer pandantif ve kubbeler düzgün tuğla örgüsüyle güzel bir görünüm arzetmektedir.Ana kubbeyi taşıyan tuğla kemerin ortada dayandığı bölümde içeri girinti yapan kare mekan küçük kubbeyle örtülüdür.Dışarıdan ana kubbeler arasında görülen bu bölüm dua kubbesidir.yuvarlak kubbeli kapılarla girilen arastanın kuzeyinde tonozlu dükkanlar yer alır.Bedestene bakan yüzdeki dükkanlar yer kazanmak amacıyla üçgen  biçiminde yapılmıştır. İç Bedesten olarak adlandırılan Kervansarayın ülkemizde tek sütun üzerine 4 kubbeli tek kervansaray olduğu iddia edilmektedir. Sütun içerisinde gizli bir oda bulunmaktadır.
olduğu gibi bir hayli tahribata uğramıştır. Köprü ayağı kalın paye şeklinde olup,alt kısmında dikdörtgen şeklinde beş adet  dalğakıranı  mevcuttur. Köprünün  pençere  görünümlü beş küçük kemerlerinin başlanğıcına kadar olan kısmı yer yer Roma ve  Bizans  dönemine  ait  mezar  stelleri ve mimari parçaları,yer yer kesme taş, yer yer de düzensiz taşlardan oluşan moloz taş örgü sistemindedir.Kemer başlangıçlarından itibaren 13-14. yy.da  sıkca görülen ve Bizans dönemi mimarisinde de rastlanan üç sıra tuğla, bir sıra kesme taştan oluşan sağlam bir örgü sistemi görülmektedir. Üç sıra tuğla, bir sıra taş  örgü  sistemi  ana  kemer  gözlerinde  de tuğlaların dikine yerleştirilmesi şekliyle tekrarlanmıştır. Tuğla hatıllı moloz taş  örgü  sistemi  yöredeki mahalli doku-dan kaynaklanabileceği  de görülmektedir. Küçük kemerlerde ise tamamen tuğla malzeme kullanılmıştır. Köprüdeki mimari tarz ve örgü sistemi incelendiğinde 13-14. yüzyılda yapılmış olabileceği izlenimini vermektedir. Ancak   aynı yerde başka bir köprü kalıntısı olduğundan da bahsedilmektedir. Köprüye 1 km. mesafede antik  bir  Köprü  kalıntısı mevcuttur.Antik köprünün tahrip olması sonucu, bugünkü köprünün 13. yüzyılda yapıldığı ve çeşitli onarımlarla bu güne kadar ulaştığı akla daha yatkındır. Kurt Köprüye  1 km.  mesafedeki  antik  köprü  kalıntılarından  "Yurdumuz
Havza" isimli eserinde Zübeyir Zade Fuat Efendi de bahsetmektedir.
HEYKELLER  VE  ANIT  AĞAÇLAR

ATATÜRK ANITI
           05.01.1981 Yılnda Zamanın İlçe Kaymakamı Haydar Keskin  tarafından  temeli  atılan Atatüark anıtı, aynı yılın haziran ayının ilk haftasında tertip edilen bir törenle açılmıştır.Anıt net 2 m.60 cm. yükseklikte olup, orman Yüksek Mühendisi  İsmail  SEVCAN tarafından  projesi yapılan kaideye oturtulmuştur.Anıtı Heykeltıraş  Rahmi  Ertemiz  yapmıştır. Prinç  dökümü  İstanbul'da Mehmet Tevfik Koç tarafından  yapılmış,Atatürk'ün Asker kişiliğine uygun özel bir boya ile haki renge boyanmıştır. Anıtın çevre düzenlemesi 5.5 ayda tamamlanmıştır.

KÖPRÜLÜ MEHMET PAŞA ANITI
           3.6.1958 yılında Vezirköprü halkının yardımlarıyla yaptırılan Köprülü Mehmet Paşa'nın Anıtı şu anda İlçemizin Belediye Parkı içinde dikili bulunmaktadır.

ÇINAR AĞACI
           Orta Cami Mahallesinde Polis Karakolunun önünde  yer  alan  Adnan  Menderes Parkının kenarında bulunmaktadır.

Geleneklerimiz -Doğumla İlgili Batıl İnançlar

           Kırkı çıkmayan bebeğin öllüğü saklanır, şayet kırkı çıkmayan bebeğin öllüğünü başka bir  kırkı   çıkmamış bebeğin lohusa annesi çalarsa ve evinin bacasının arkasına sıvarsa veya bu toprağı yakarsa veya bu toprakla bebeğini yıkarsa öllüğü çalınan bebeğin kuruyarak öleceğine inanılır.
          Yeni doğmuş bebeklerine kırk basmaması için iki lohusa kadın birbirlerinden iğne değşirler.böylece bebeklerinin kırk basması olmayacağına inanırlar.
           Bebek doğunca ya babasına yada ailesinin en büyüğüne müjdelenerek bahşiş alınır.
          Bebek doğunca ebesi yada ailenin en yaşlı ve saygın  kadını   tarafından  bir  isim takılır. Bu isme göbek adı denir. Daha sonra ailece ayrı bir isim verilir. Bu isim verilirken bebeğin sağ kulağına ezan, sol  kulağına  kamet  okunur.
          Bebeğin ve annenin kırkı çıkmadan adetli kadınların, yeni doğum yapmış kadınların, genç kızların ve bazı köylerimizde ise erkeklerin görmelerine izin verilmez.
          Bebek görmeğe gidenler bebeğin annesinin yemesi için süt, çorba v.b. gibi yiyecekler ve beraberinde bebeğin biraz büyüdüğünde  giyebileceği tarzda giyecekler götürürler. Ziyaretcilere de evde çeşitli ikramlarda bulunulur.
          Bebek bir yaşına gelinceye kadar her hangi bir yere annesiyle veya ailesinden her hangi birisiyle gece götürülürse kundağına veya koynuna ekmek konur.
-Bebeğin bezleri yıkandıkdan sonra gün batmadan toplanır. Şayet gün batımına kalırsa bebeğin Aydaş olacağına inanılır.
           Aydaş olan bebek ayın net olarak gökyüzünde göründüğü gece aya doğru üç  defa  sallanır, sallanırken "Al çocuğu ver çocuğumu" denir. Şayet çocuk ölürse ayın aldığına, ölmeyip de iyileşirse verdiğine inanılır.
           Bebeği ve anneyi kırklamak için su ısıtılan kazanın içine kırk taş veya gümüş yüzük atılır. Bu  suyla  bebek ve lohusa annesi yıkandığı gibi annenin elinin değdiği evin bütün bölümlerine bu sudan serpilir.
Sarılık hastalığına yakalanan bebeğe sarılık tasından su içirilir.
Kırkı çıkan anne ve bebeğinin ziyarete gittiği yerlerde, bebeğin eline yumurta tutturulur ve yüzüne  un  sürülerek sakalı beyazlayıncaya kadar uzun ömürlü olması dilenir.

Geleneklerimiz - Sünnet

Peygamber'imizin yaptığı,söylediği, ya da yapmayı, uygulamayı öğütlediği şeylere uymaya İslam dininde "sünnet" denilmektedir.
Dinimiz de Sünnet geleneğinin köklü oluşunun bir başka gerekcesi de, Peygam-ber'imizin bir rivayete göre sünnetli doğmuş olduğu inancından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle her erkek Çocuğunun hayatının en önemli anılarından biri, sünnetinin yapıldığı gündür.

Erkek çocuklar daha ziyade İlçemiz ve Köylerinde üç ile yedi yaşlarında sünnet edilmektedir. Bir ailede yaşları birbirine yakın birden fazla erkek çoçuk olduğu zaman ortalama bir yaşta hepsi için merasim yapılır,Bu arada üç yaşındaki çocuklarda bazen sünnet ettirilmektedir.
Zengin aileler sünnet çağındaki öksüz ve fakir aile çocuklarını da kendi kerdi çoçukları ile birlikte hayır için sünnet ettirerek, gururlarını kırmadan onların sünnet masraflarını da karşılamaktadırlar.

Düğün sahibi sünnet merasiminin yapılacağı tarihten en az on gün öncesinden, yakın akrabaları başta olmak üzere, diğer tanıdıkları ile birlikte eş, dost ve komşularını, ya kendisi bizzat veya yakın akrabalarından birini (elçi) tayin ederek,uzak yerlerde olan akraba ve tanıdıklarına davetiye göndermek suretiyle merasime davet ederler.

Davetiyelerin bir kısmı sünnetin dini yanını;

Ey Muhammet Ümmeti
Hz. Peygamber sünneti
Müslümanların güzel adeti
Zamanımız geldi sünnet olacağız
Hz.Muhammed'e ümmet olacağız

mısralarıyla vurgularken, diğer bir kısım davetiyelerde de çocuğun babasının (babası yoksa annesi veya dedesinin) ağzından veya sünnet olacak cocukların ağzından:

Başımıza koyduk bir Fes
Aniden olduk Prens
Korkmuyoruz Sünnetci Amca
Törenimize uygun kes
Bu mutlu günümüze
Gelsin buyursun herkes

Sünnet Sünnet Dedilir
Başımızın etini yediler
Eğer Sünnet olmasan
Sana kız yok dedilir

dörtlükler veya benzeri geleneksel dörtlüklerle sünnete davet eder mahiyet taşır.

Vezirköprü merkezinde ve bazı köylerinde Düğün sahibi sünnet olacak çocuğun yatak ve yorganını önceden diktirerek hazırlar.daha sonra sünnet elbisesi , ayakkabısı, v.b.eşyaları alınır.Sünnetin yapılacağı oda ile çocuğun yatacağı oda hazırlanır.Çocuğun yatacağı odaya önceden diktirilip hazırlanan yatak ve yorganı getirilip yerleştirilerek oda süslenir.

Bu arada yemek hazırlıklarına başlanır. Yemek düğün sahibinin maddi durumuyla orantılıdır. Maddi durumu iyi olanlar kurban keserek etli sulu (mevsimine göre patetes, kuru fasülye, nohut, patlican v.b.) yemeğin yanı sıra pirinç veya bulgur pilavı , makarna ve tatlı gibi yiyecekler ikramda bulunulur. Ancak Günümüzde artık işin pratiği düşünülerek genellikle Vezirköprü merkezinde ve bazı köylerimizde döner,pirinç pilavı,ayran ve tatlı gibi yiyecekler ikram edilen yiyecekler arasında yer almaya başlamıştır.
Maddi durumu iyi olmayanlar ise mevlit esnasında sadece şeker veya şerbet ikram etmekle yetinirler.
Sünnet düğünü yaz aylarında ve genellikle Vezirköprü ve köylerinde önceden perşembe günleri davul ve zurnanın (bazen zurna yerini klarnete bırakır.) köye getirilip çalınmasıyla başlardı.Uzak yerlerden yatılı olarak gelen misafirler köylüler tarafından evin oda sayısının durumuna göre paylaşılarak misafir edilirler.Sünneti yapacak kişinin işin ehli,özellikle diblomalı olmasına dikkat edilir ve bu kişi hoca ili birlikte sünnetin yapılacağı gün davet edilir.
Genellikle ilçe merkezimizin yanısıra diğer bazı köylerimizde sünnet edilecek çocuk ve arkadaşlarının yanısıra çocuğun, süslenen arabalara bindirilerek gezdirilir.Artık tüm hazırlıklar tamamlanmış sünnetin yapılacağı an gelmiştir.Bir taraftan eğlence devam ederken, diğer yandan da çocuğun sünnet edileceği oda sünnet olacak çocuğun ailesi tarafından hazırlanır.Bu arada çocuğun iç çamaşırları yakınları tarafından çıkartılarak sünnet entarisi çocuğa giydirilir.
Sünnet elbisesini giyen çocuk yakın akrabaları (babası, Amcası, dayısı v.b.) ve diğer misafirler tarafından cesaret verici sözler söylenerek Hocayla birlikte odaya alınır.Vezirköprü ve Köylerinde kirve olma adeti olmadığı için çocuk genellikle amcası ve dayısı tarafından tutulur.
Bir taraftan Hoca ve odadaki çocuğun yakınları aynı zamanda odaya yakın olan misafirlir tekbir getirirken, sünnetçi de sünnet işini tamamlar. Sünnetçi tarafından kesilen sünnet derisi düğün sahibine verilir.Düğün sahibi sünnet derisini evin bahçesinde temiz bir yere çukur kazarak toprağa gömer. Sünnet işlemi tamamlanır tamamlanmaz çocuğun yakın akrabaları ve davetliler, çocuğa çeşitli hediyeler (para, altın, oyuncak v.b.gibi) verildikten sonra, Şayet sünnet düğünü mevlitli ise müzik kesilerek evin başka bir oda-sında mevlit okunmaya başlanır.Mevlit meresiminden sonra da bütün davetlilere ve misafirlere yemek ikram edilir.
İlçemizin bazı köylerinde yukarıdaki örf ve adetlerimize ilave olarak yağlı güreşler de tertip edilir.
YAYLA KÜLTÜRÜ
İlçemizin bazı köylerinde halen devam etmekte olan "yayla kültürü" konusundaki uygulamaları başlıklar halinde vermek istiyoruz.İlçemiz'in bazı köylerinde yaylaya baharla birlikte çıkılmakta, güzün dönülmektedir.

YAYLAYA GÖÇ NEDENLERİ
Yaylaya çıkan köylerimizden edinilen bilgiye göre; Yaylaya göç, Köylerde hayvancılığın gereği olan yeterli miktarda otlak ve meranın olmaması, Hayvanların ekili alanlara zarar vermesinin önlenmesi ve hayvancılık için yaylaların daha rahat ve elverişli bir ortama sahip olmasından dolayı yaylalara göç edilmektedir.


YAYLAYA GÖÇ HAZIRLIKLARI
Yaylala çıkan köylerde, yaylaya çıkma hazırlıkları 15 gün öncesinden başlar.Bir hafta öncesinde ise. Yaylaya göç edecek hanelerden birer kişi yayla evlerinin tamiri için yaylaya gider. Yayla evleri ve hayvanların ağıllar tamir edilir.Bunun dışında yaylada ihtiyaç duyulacak malzemeler,yiyecekler, içecekler, yatak, yorgan gibi eşyalar ve diğer
gerekli eşyalar hazırlanır, eksikler görülür.



YAYLAYA GÖÇ TÖRENLERİ
Yaylaya göç'te bir takım tören ve uygulamaların geçmişte yapıldığı sanılmakta, ancak günümüzde İlçemizin yaylaya çıkan köylarinde bu tip tören ve uygulamalara rastlanılmamaktadır.

YAYLAYA GÖÇ TÜRKÜLERİ
İlçemizin yaylaya çıkan köylerinde, özellikle yaylaya göç sırasında söylenen türküler yoktur.Ancak genellikle bütün çocukların havalı olduğu bilinen türküleri çalıp söyledikleri görülmektedir.

YAYLALARDA YAPILAN ŞENLİKLER, EĞLENCELER
Yaylalarda şenlik olarak çok özel bir şey yapılmamakla beraber, İlçemizin Susuz Köyü yaylasında, yaylaya çıkıldığı gün boğa güreşleri tertip edilir. Aynı gün yaylada yenilir içilir, " Çıngırşak" oyunu genç erkek ve kızlarca oynanır.Yine İlçemiz Boruk Köyü yaylasında ise daha değişik şenlikler ve eğlenceler tertip edilmektedir.



YAYLALARDA KONAKLAMA YERLERİ
Yaylalarda konaklama yerleri genellekle iki tip olup, çadır ve kelik şeklindedir. Çadırın bir metre yüksekli ğinde sade taştan harçsız örülü duvarı ve üzerinde çadırı tutabilecek ağaçlardan çatısı vardır.Çadırın yerine naylonda kullanılmaktadır.İçerisi derinlemesine yaklaşık otuz sentim kazılarak rahat hareket etme imkanı sağlanır.Ayrıca içerisinde buzağıların kalabileceği bölme de bulunur.Kelik ise, Duvarları sade harçsız taştan örülü baraka usulü üzeri çatılı ve kiremit , çadır veya naylonla kaplıdır.her hangi bir mimari özelliği yoktur.İçerisinde küçük buzağıların kalabileceği bölmeler vardır.Çadıra göre daha geniş ve daha yüksektir.Dolayısıyla sıcak havalarda çadıra göre daha serin,
soğu havalarda ise daha soğuk olur.

YAYLALARDA GELENEK VE GÖRENEKLER
İlçemiz köylerinin yaylalarındaki gelenek ve görenekleri şu şekilde sıralayabiliriz;

a-) Yaylada sığır ve manda gibi hayvanlar için tutulan sığırtmaca her hafta yayık döven yaylacılar tarafından birer kaşık tereyağı verilir.Yağ toplama işini gelenek olduğu üzere sığırtmaç bizzat kendisi yapar. Bu gelenek sığırtmacın,daha dikkatli davranarak sığırları kurt ve diğer yırtıcı hayvanların tehlikesinden koruması için yapılır.

b-) Yaylada genellikle yaşlı kadınlar durduğu için her hafta köyden yaylaya yayık dövmeye genç kızlar ve gelinler gider.

c-) Yaylaya çıkıldıktan sonra 15-20 gün sonra köy halkının tamamı şenlik için yaylaya gider.evde sadece ihtiyarlar bırakılır.Yeni elbiseler giyilir.Yaylada bulunanlara da yeni elbiseler alınır.Bunun yanısıra yiyecek ihtiyaçlarına takviye götürülür.Bu adete "Dernek" adı verilmekte ve İlçemizin Boruk Köyünde uygulanmaktadır.

YAYLAYA GÖÇ VE DÖNÜŞ TARİHLERİ
İlçemiz yöresinde Yaylaya genellikle mayıs ayı içerisinde çıkılır.Köydeki işlerin durumuna göre ve gelişen şartlara göre ağustos ve en geç eylül ayı içerisinde yayladan inilir.Dönüş hazırlıkları olarak özellikle koyun ve keçiler daha önceden kırkılır.hayvanlar ve yünleri derelerde yıkanır.
Eşyalar ve çadırlar toplanarak hayvanlara veya traktörlere yüklenir ve böylece yayladan inilir.

VEZİRKÖPRÜ'DE YAYLAYA ÇIKAN KÖYLER
İlçemizde otlağı veya geniş merası olmayan köyler genellikle yaylaya çıkmaktadır.yaylaya çıkan köylerin islerini şu şekilde sıralayabiliriz. Boruk, Elbeyi, Elaldı, Yeniçelik, Esenköy, Başalan, Kale, Paşaköyü, Halkahavli, Kabalı, Develan, Meşeli,Arıca, Gömlekhisar, Özyörük, Kalekızılcaören, Kılıçgüney,Habibfakı, İncesu, Duruçay, Kırma, İnkaya, Aşağınarlı,
Yağınözü,Yurddağı, Kapaklı, Susuz, Alan, Değirmendere, Darıçay, Belalan, Kızılkese, Çaltu, Yağcı, Tepeören, Ço- rakdere köyleri yaylaya çıkmaktadır.

HALK MUTFAĞI
Toplumların yemek çeşitleri mutfaklarında kullandıkları malzemeleriyle benzerlik ve çeşitlilik gösterirler.Dünyada ilk yemek kitabı Romalılar zamanında basılmıştır. Türkçe olarak bilinen ilk yemek kitabı ise 1844 yılında Mehmet Kamil tarafından derlenen ve basılan "Melceüt Tababin" dir.
Vezirköprü'nün beslenme biçiminde Kuru fasülye, Nuhut, Mısır, Üzüm yaprağı, Buğdaydan üretilen aşlık, yarma-bulgur ağırlık kazanmaktadır. Vezirköprü mutfağı et, pirinç ve hamurlu yiyeceklerle çeşitlilik göstermek-tedir. Kaz, tavuk, ördek ve hindi gibi kümes hayvanları Vezirköprü ve köylerinin geleneksel beslenmesinde önem-li bir yer tutar. Kaz pilavı, tirit, kaz çevirmesi, tavuk kızartması kümes hayvanlarından yapılan yemeklerdir. Yumurta en sık kullanılan öğün geçiştirme yiyeceğidir. Kır otlarından yemek yapma, çeşitli biçimlerde yararlanma alışkanlığı da yaygındır. Kaldırayak, madımak, pancar, nünük gibi bitkilerden kavurma, yada çorba yemekleri yapılır.
Vezirköprü merkezinde özellikle pazar günleri pide yapımı alışkanlığı vardır. Buğday ekmeği yaygın olarak yapılır,Mısır ekmeği buğday ekmeğine göre yaygın değildir.
YÖRENİN BELLİ BAŞLI YEMEKLERİ
OYMAAĞAÇ KEBABI

Adını verdiği Oymaağaç köyünde yapılan "Oymaağaç kebabı" Mayıs-Kasım ayları arasında yapılarak hem sıcak hem soğuk olarak yenir. Oğlak etinden yapılan kebap Vezirköprü'nün en eski damak zevkinden biridir.Kebap özel yapılmış bacada Kebap odasında yaklaşık 3-4 saat'de büyük bir özenle çevrilerek pişirilir.Aynı anda 5 oğlağınçevrilerek pişirilmesi sonucu eriyen yağlar bir kapda toplanır. Kebap odasına gelen herkes tiridine banarak büyük bir zevke yer. bu kebap asırlardır geleneksel bir yemek olarak yaşatılır.
MISIR ÇORBASI
Dövülmüş Mısır haşlanır.Üstüne bolca süt katılır.Kinzi, yağ, çok ince doğranmış soayrı bir kapta kavrulur.Ocaktan indirilen çorbanın üstüne gezdirilir.Bir başka şekilde de haşlanan mısır yarması yoğurtla karıştırılarakta yenir.

HALUÇKA
Katı şekilde yuğrulan hamur açılarak ince ince küçük dikdörtgen pirizması şeklinde kesilerek haşlanır. sudan alınır. Yine bir miktar hohut haşlanır. Haşlanan hamurun ve fasülyenin bir miktar suyunda hamur ve nohut pişirilir.Genellikle Vezirköprü ve Köylerimizde kaz kesilip pişirilirken haluçka çorbası kazın yağlı suyuyla
pişirilir. Küçük parçalara ayrılmış tavuk eti veya kaz eti içine atılır. Baharat, biber ,salça ayrı bir kapta kavrulur üzeri-ne ilave edilerek haluçka çorbası servise hazır hale getirilir. Zaman zaman acuk veya kiren ekşise haluçka çorbasına ilave edilerekte servis yapılabilir.

BAKLALI YAPRAK DOLMASI
Malzemeler: 200 gr. et. 300 gr. bakla. 1 çay bardağı buğday yarması, 1 çay bardağı sıvı yağ, 2 orta boy soğan, bir çorba kaşığı nane. 1 tatlı kaşığı tuz, 1.5 su bardağı su, 1 demet may-donoz, limon, yarım kilo üzüm yaprağı.
Yapılışı : Yarım saat sıcak suda bekletilip kabukları soyulmuş olan baklalar ince ince doğranır. bir kaba konur. sırayla ince ince doğranmış et , buğday yarması , yağı rendelenmiş soğanlar, nane, reyhan biberleri, tuzu ince kıyılmış maydonozu hepsi karıştırılır. 1.5 su bardağı suyla salça sulandırılır. içine karıştırılır.Bunların hepsi çiğ olarak yapılır.Birbirine karıştırılan malzemeler yapraklara sarılarak bir tencereye konur. bir saat pişirilerek servis yapılır.



LAHANA SARMA
Malzemeler : 1 kase pirinç , 1 kase bulgur , 3 orta baş soğan, karabiber, pul biber, nane, maydonoz ve lahana yaprak.
Yapılışı : Soğanı doğrayıp zeytinyağında pempeleşinceye kadar kavrulur. Ardından bir kaşık salça ile tekrar kavrulur.Daha sonra pirinç konulur bir dakika kaynatılır, ardından bulgur konur 1 çay bardağı su ilave edilir. Tencerenin kapağı kapatılır. Daha sonra üzerine nane, karabiber, kırmızı pul biber, maydanoz ve tuz ilave edilir. Ocağın altı kısık ayarda pişirilir. Kaynadıktan sonra elde edilen karaşımdan kaşıkla az az olmak üzere yaprağa teker teker sarılır.Tencereye dizilir. Kısık ateşte pişirilir.Pişmesine az kala zeytinyağı ilave edilir.Tam suyunu çekmeden ocağın altı kapatılır. Soğuk veya ılık olarak servis yapılır.

KAZ PİLAVI
Tüyleri yolunup iyice temizlenen kaz yeteri kadar büyüklükte bir kazanda üzerini su ilave edilerek pişirilir.Pişen kaz kazandan alınarak bir tepsiye kızartılmak üzere konur.Kazanda kalan kazın suyuna bulgur salınarak pişirilir.Pişen pilavın kabarması ve kendine gelmesi için ateşten alınarak ağzı kapatılır ve bir havluya sarılır.
Şayet kaz asılarak pişirilmişse tavada biriken kazın yağı, kaz iyice kızarıp asıldığı bacadan alındıktan sonra mevcut ateşte iyice yakılır ve normal su içerisine bulgur salınarak pişirilmiş olan bulgur pilavının üzerine yavaş yavaş dökülür.Yanmış yağ pilav üzerine döküldükten sonra pilav tellenir, böylece yağın iyice pilava karışması sağlanır
ve servise hazır hale getirilir.

KAZ ASMASI
Tüyleri yolunup iyice temizlenen kaz ocaklığı bulunan bir odanın bacasına,ocaklıkta ateş yakıldıktan sonra asılır.Yanan ateşe belli bir mesafede asılı bulunan kaz bir kişi tarafından oklava veya benzeri bir şeyle yavaş yavaş çevrilir.Bu işlem yaklaşık iki saat sürer.Bu süre içerisinde kaz mükemmel bir şekilde kızarır ve eri-yen yağı altına konan tavada birikir.Kaz asılı bulunduğu bacadan alınır ve hazır bulunanların ortasında doğranır.Biriken yağla bulgur pilavı pişirilir ve böylece servise hazır hale getirilir.

VEZİRKÖPRÜ'DE KATIKLA YAPILAN YİYECEKLER
Daha önceki yıllarda Vezirköprü ve Köylerinde araştırma yapan, kendisi de Vezirköprülü olan araştırmacı Hayrettin İVGİN' in bu konulardaki yaptığı çalışmalar Türk Folkloru Dergisinde ve Size Dergisinde yayınlanmıştır. Vezirköprü'de katıkla yapılan yiyecekler hususundaki çalışma aşağıya çıkarılmıştır.

Herkesin süzme yoğurt dediğine Vezirköprü'de "KATIK" adı verilir. Katıkla yapılan yiyecekler, Vezirköprü ve çevresine özgü bir nitelik taşır.

KATIK BÖREĞİ
Buğday yarması akşamdan ısıtılır ve yaklaşık 12 saat suda kalır. Su yarma hizası kadar konur.Yarma suda şişer.Eğer şişen yarmanın üzerinde su birikirse bu süzülerek atılır. Katığa bu yarma ile birlikte bolca kıyılmış dorak ve maydanoz da katılır.İyice karıştırılır.İçine yeterince tuz ve zeytinyağı da katılır. Hazırlanan bu karışım, tereyağı ile iyice yağlanmış tepsiye 1,5 - 2 cm. kalınlığıhda dökülür.Odunla ısınan fırına ya da
elektrikli fırına verilir. Üstü kızarırsa fırından çıkarılır ve tepsi boşaltılır. Ters çevrilerek tepsiye konur ve yeniden fırına verilir. Bu tarafı da kızarırsa fırından çıkarılır ve tereyağı ile yağlanır.Dilim dilim ve dört köşe kesilir.Bunlara sam-sa adı verilir.Samsalar bir kenarı 10 cm. olan eşkenar dörtgen biçiminde dilimlerdir. Bir başka tepsi yada tabağa konup servis yapılır. Samsalar servis yapılmadan önce kendi buğusu ile yumuşasın diye üstüne bir kapak örtülür. Yaklaşık 10 - 15 dakika kapak böreğin üstünde durur. Eğer böyle yapılmazsa samsalar sert olur 6 kişilik börek için, yaklaşık 750 gr. yarma, 850 gr. katık, bir demet dorak, bir demet maydanoz, bir çay bardağı zeytinyağı gerekli-dir. Bu karışım yaklaşık l m. çapında tepsiye dökülür. atık böreği fırına bakraçla götürülür. Fırına girerken karı-şım tepsiye boşaltılır. Börek yaklaşık bir saatte pişer.
Bu börek daha çok bahar ve yaz aylarında yapılır. Kimi zaman kurutulmuş dorak da kullanılır.Börek Vezirköprü ' de daha çok çay ile birlikte yenir.

MEMECİK
Katık, tuz ilave edilip çok az su katılarak un ile birlikte iyice yoğrulur. Yufka gibi açılır. Bunun zuvalası ufak olur.Saç üzerinde yufka gibi pişirilir. Kabarınca saçdan alınır. Bütün zuvalaların pişiriylesi bitince, eritilmiş tereyağı ile yağlanıp servis yapılır

KATIKLI EKMEK
Un ile su normal tuz atılarak iyice yoğrulur.Kabarması beklenmez .Zuvalası ufak olur.Yufka gibi açılır. Haçe saçda haşlanır, hemen indirilir. Bu ufak yufkanın yarısına katık ile maydonozdan oluşmuş karışım dökülür.

Yufkanın öbür kanadı ile örtülür. Kızgın sacda arkası ve önü pişirilir.Hepsi bitince eretilmiş tereyağı ile yağlanır. Gerek memecik ve gerekse katıklı ekmek, çayla yada karpuz, üzüm, kavun gibi yiyeceklerle birlikte yenir.

KATIK SÜNDÜRMESİ
Katık kıyılmış maydonozla karıştırılır. Zeytinyağı veya tereyağı ile tavada sündürülür. Sündürülen bu yiyecek sabah kahvaltısında çayla birlikte sıcak sıcak yenir.

Vezirköprüye özgü 300 çeşit yemek derlenmiştir.


 

Untitled Document
BAŞKANIMIZ
BİLGİLENDİRMELER
ATATÜRK KÖŞESİ
SERVİSLER
  Konuk Defteri
  Foto Galeri
  Duyurular
  Beyaz Masa
  Bilgi Edinme
  E-Devlet
  Hava Durumu
  Yol Durumu
  Son Depremler
  Anadolu Ajansı
  Mesafe Cetveli
HIZLI ERİŞİM
  T.C. Kimlik No
  Sorgulamalar
  Sosyal Güvenlik Kurumu
  Ö.S.Y.M.
  Açık Öğretim Fakültesi
Untitled Document
Vezirköprü Belediyesi Copyright 2009 Her Hakkı Saklıdır.
Sitenin Tasarım ve Alt Yapı Hizmetleri Tasarım Dünyası Bilgisayar İnternet Hizmetleri Tarafından verilmektedir.
Site İçeriği Vezirköprü Belediyesi tarafından Güncellenmektedir.